Korkularla Yüzleşmek ve Korkularla baş etmek

KORKUYORSUN;

Yaşamaktan,  hata yapmaktan, ölmekten, düşünmekten, korkularınla yüzleşmekten, hatta ve hatta korkmaktan bile korkuyorsun! Bunları bilmek, bildiğin halde uygulayamamak sana daha da acı veriyor. Korkularla nasıl baş edilmesi  gerektiğini bilmiyorsun, çaresiz hissediyorsun belki de…  

 Sakin ol. Bu sadece senin başında olan bir sorun değil ki. Birçok insan aynı durumda. Ve izin ver bu sorunu birlikte çözelim. Evet ben bir psikolog değilim, bu konu üzerine uzmanlığım da yok. Sadece  senin gibi ben de korkuyorum, bir insan olarak sana yardımcı olmak istiyorum. 🙂

 Bu yazımda sana “korkma, aptal olma, acele et, sen yaparsın, hayatın elinden kayıp gidiyor” gibi klişe cümleler kurup  seni daha da fazla tedirgin etmek istemiyorum.

Çünkü biliyorum ki bunlar seni anlık gaza getirecek sözler. Ve belki de Korkularla nasıl baş edilmesi gerektiğini bilmediğin için saklanacaksın, kaçacaksın. Bu yüzden konuya farklı yönlerden ve adım adım  değinmek istiyorum.

Eğer hazırsan başlayalım. 🙂

KORKU NEDİR?

Korkudan Korkmak-dentaff.com

KORKU;

  • Konfor alanından çıkmaman için beyninin sana oynadığı bir oyundur,
  • Hayallerinin önüne geçmiş bir gölgedir,
  • İllüzyondur,
  • Belirsizlikler kümesidir.

Aslın da korku diye bir varlık YOKTUR! “ Korku kendinden emindir; var olmadığı anlamına gelir. Onu sen çıkardın ortaya”

Evet  biz insanlar doğduğumuzda sadece düşme korkusuna sahipmişiz. Yani diğer korkularımızı ( örümcekten korkmak, başarısız olmak, karanlıktan korkmak vb.) biz sonradan ortaya çıkarırmışız.

Peki korkularımızın temeli nereden gelir?

Yapılan araştırma sonuçlarına ve uzmanlara göre korkunun temeli çocukluğumuza dayanırmış.  Şu an da birçok korkumuzun sebebi  çocukluğumuzda gördüğümüz ilgiye, eğitime göre şekillenirmiş. Ve belki de birçoğumuz bu sebepten dolayı korkularımızla yüzleşmekten korkuyoruz.

Çocukluğumuzda bize aşılanan korkularımızdan örnek verecek olursak; yaramazlık yaptığımız da doktorların bize iğne vuracağı. “Bunu biz çocuğumuzun  yaramazlık  yapıp zarar görmesini istemediğimiz için söylüyoruz ne var  ki bunda?” diyebilirsiniz. Haklısınız. Ancak konuya bir de şu yönden bakalım.

Çocuğunuz hasta oldu ve iyileşebilmesi için iğne yapılması gerekiyor. Tamam yapılabilir ne var ki bunda? Her çocuğa yapılıyor sonuçta diye düşünebilirsiniz. Ama  çocuğunuz yüksek ihtimalle sizin gibi düşünmeyecek.

 Çünkü siz ona yaramazlık yaptığı takdirde iğne vurduracağınızı söylediniz. Ve çocuğunuza şu an o iğnenin yapılması gerekiyor. Çocuğunuz bağırmaya başlayacak. İğneyi bir tehdit olarak görecek ve kendini hasta olduğu için suçlayacak, yaramazlık yaptığını düşünecek. Daha sonra ki hayatında ise muhtemelen iğneden korkacak.

Bu sadece basit bir örnekti. Değinmek istediğim nokta ise şu; çocukluğumuzda bize öğretilen bazı gerçeklerin farklı şekiller de gösterilmesi.

  Bizler büyüdükçe korkularımızın boyutu da değişiyor ya da yenileri ekleniyor.

HANGİ TÜR KORKULAR VARDIR?

Birçok korku sonradan ortaya çıkmıştır diye bahsetmiştik. Gelin isterseniz bazı korku türlerini tanıyalım 

  • Akrofobi  (yükseklik korkusu )
  • Klostrofobi ( kapalı alan korkusu )
  • Zenofobi ( yabancılardan korkma )
  • Niktofobi ( kişinin geceden ve karanlıktan korkması )
  • Hematofobi ( kana karşı duyulan korku )
  • Zoofobi  ( hayvan korkusu )
  • Hidrofobi ( sudan korkma )
  • glossofobi (topluluk önünde konuşma korkusu)

Gibi yaygın  korkuların olmasıyla birlikte, psikiyatr James KEARD insanları en çok korkutan şeyleri şöyle sıralamıştır:

  1. Boğulmak
  2. Aptalca gözükmek
  3. Sınavda başarısız olmak
  4. Terör saldırısı
  5. Sevdiğinin birinin ölmesi
  6. Örümcekler ( araknofobi  )
  7. Savaş
  8. Topluluk önünde konuşmak ( glossofobi )
  9. Hata yapmak
  10.  Hayatta başarısız olmak
  11. Ölmekten korkma
  12. Nükleer savaş
  13. Gelecek kaygısı
  14. Şiddet

Aslında baktığımız zaman bu korkuların bize hiç yabancı gelmediğini fark ediyoruz. Birçoğumuz bunlardan birkaçına ya da daha fazlasına sahibiz.  Bu korkulardan bazılarını sizlere kısaca bahsetmek istiyorum.

              Boğulmak :

   Birçok insan denize girdiğinde boğulma ihtimalinin yüksek, kurtulma ihtimalinin ise düşük olduğuna inanır. Bu korku türü daha çok çocuklarda görülür.

            Klostrofobi

    Kapalı alan korkusudur. Bu korkuya sahip olan insanlar dar ya  da asansör gibi yerlerde kalmaktan korkarlar. Kaldıkları zaman panik atak geçirebilirler, nefes darlığı yaşayabilirler.

           Hata yapmaktan korkmak

    Maalesef günümüzde birçok insan hata yapmaktan korktuğu için hedeflerine, hayallerine ulaşamıyor. Bence  bunun altın da yatan en büyük sorun ise  küçük yaşta kişinin aldığı darbelerdir. Eğer kişi hata yaptığında gereğinden fazla tepki gördüyse ve eleştirildiyse ( hele de bu en yakın çevresi tarafından olduysa ) bu korkuya  hapsoluyor. Bunu üzülerek belirtmek istiyorum ki kişi artık özgüvenini kaybetmeye ve hata yapmaktan korkmaya başlıyor. 

    Size rica ediyorum. Eğer bu sorun sizde de varsa ve bunu yenemiyorsanız lütfen uzman kişilere danışın. Çünkü önünüzde sizi bekleyen bir gelecek, hayalleriniz, hedefleriniz var. Siz hata yapmaktan korkmaya devam ederseniz bunlardan vazgeçmiş olacaksınız.  Lütfen hedeflerinizden , hayallerinizden vazgeçmeyin! Bu korkudan vazgeçin!

           Akrofobi

   Yaygın adı ise yükseklik korkusudur. Bu korku türüne sahip olan insanlar uçağa binmekten, yüksek binalara çıkmaktan vb. korkarlar. Yükseğe çıkarlarsa panik atağa, solunum hızının artmasına,  kalp krizine hatta ölüme bile neden olabilir.

         Sınav da başarısız olmaktan korkmak

Öğrencilerin en büyük sorunu bu sanırım. Bende bir öğrenci olarak bu sorunla sık sık karşılaşıyorum.  Ya yapamazsam, ya sınavda çalıştığım yerlerden gelmezse, offff kesin yapamayacağım, her şeyi unuttum gibi düşünceler bu korkunun ortaya çıkmasına neden oluyor. Aslında biz öğrenciler kendi kendimizi  kötü etkiliyoruz. Öncelikle şunu bilmemiz gerekiyor: “ her  şey sınav ya da not değil”  biz çalıştık, gerçekten çaba sarf ettik sınava gireceğiz ve bildiklerimizi yapacağız. Bu kadar basit aslında. Sadece biz bunu bu kadar  fazla büyütüyoruz.

                 Aptalca gözükmek

       Ahhh ahhhh aptal gibi gözükmekten neden bu kadar korkuyoruz acaba?  Hata yapmak gibi insanların bizi küçük, güçsüz görmesinden korkuyoruz.  Ama her insan mükemmel değildir ki olmak zorunda da değil. Bizler insanız. Hata yapabiliriz. Kimi zaman güçsüz kimi zaman bir aslan gibi hissedebiliriz. Bu yaşadıklarımıza göre şekilleniyor çünkü. Siz siz olun, kendiniz olun.

Gelecek korkusu ve topluluk önünde konuşma korkusu ile ilgili yazılarımızı sizlerle daha öncesinde paylaşmıştık. Okumadıysanız detaylı bilgileri bu bloglarımızı okuyarak alabilirsiniz.

KORKULARIMIZLA NASIL BAŞ EDERİZ?

  Öncelikle korkumuzun ne olduğunu bilmeliyiz. Bence şöyle yapalım bütün korkularımızı bir kağıda yazalım ama dürüst olalım şimdi. Bence yüzleşmeye küçük korkularımızdan başlayabiliriz. Hem böylelikle özgüvenimiz yerine gelir.

Ama kaçmak yok. Sırasıyla yapacağız.

Kağıda yazdığımız korkunun birini seçelim.

 Bundan ne zaman korkmaya başladığımızı düşünelim.

 Bu korkuya sebep olan şeyler neydi?

 Kendinize şunu sorun “bu korku beni ne kadar etkiliyor gerçekten beni  hapsetmeye mi başladı?” 

Ve kendinize GÜVENİN.

Eğer bunları bilirsek daha basit bir şekilde korkularımızdan kurtulabiliriz.

Biz yaşamaktan, korkmaktan, yüzleşmekten, düşünmekten korkuyoruz. Korkmaktan bile korkuyoruz Sürekli kaçıyoruz ondan. Peki nereye  kadar kaçacağız? Biz kaçtıkça o kovalayacak. Saklanacağız. Bir gün gelip kapımızı çalacak ansızın  gelen misafir gibi “tık tık tık”… o kapıyı açmaktan korkacağız. Çünkü yüzleşmeye hazır değiliz. Bunun için adım atmadık ki daha önce.

Korkumuz gitgide bir çığ gibi büyür. Daha büyük şeylere dönüşmeye başlar. Attığımız her adım bizi tedirgin eder.  Aslında bir varlık bile olmayan  o korku bizi esir almıştır bile.

Korkunun da korkusu var aslın da biliyor musun?

“Korkunun korkusu korkularınla yüzleşmek!”

Korku büyük bir şey değil, bizden güçlü de değil. Sadece ona bu cesareti biz verdik. Ve bence o cesareti geri de alabiliriz.

Korku hissedilmek ister, bazen başarıya götürür ama gerektiği dozda alındığında. Her şey gibi korkunun da fazlası zarar. Korkularınızla barışık olun önünüzdeki gölge olarak değil yanınızdaki arkadaş olarak düşünün.

Son olarak Mark TWAIN’ den şu sözü sizlerle paylaşmak istiyorum: “korkunun budalalığı sonsuzdur. Korkak korkusunun derinlerine dalmak yerine; gevezelik eder, küçülür ve kaçar. Ne kadar yan çizerse o kadar acı çeker, yüzeyselleşir ve yabancılaşır.”

Cevap bırakın